08 Aralık 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

İstanbul °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
  • Canlı TV
  • Hava Durumu
  • Canlı Borsa
  • Eczaneler
  • Yazarlar
  • İddaa
  • Haber Gönder
a
ZWrf6.jpg
ZWYXI.jpg
Yusuf KILIÇ

Yusuf KILIÇ

23 Kasım 2021 Salı

VAH TÜRK FUTBOLU VAH

VAH TÜRK FUTBOLU VAH
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk futbolu her geçen gün kan kaybediyor, stadyumlardan, ekranlardan insanlar uzaklaşıyor, gençler artık futbol topunun peşinden koşmuyor. Hatta ve hatta insanlar, maç beterdi ertesi gün birbirlerine takılır, çeşitli esprilerle kırmadan, dökmeden maçın kritiğini yaparlardı.

Peki ya şimdi ?

Maç bitiyor, kimse takımının yada takımların oynadığı futbolu konuşmadan doğrudan hakem kararlarını tartışıyor. Çünkü, hakemler, “yeşil sahanın kralı benim, beni konuşacaksınız” dercesine kararlar vererek her maçın önüne geçiyorlar. Birilerini Arslan gibi boğarken, birilerinin umutlarını söndürüyorlar.

Bütün ülkeler futbolun gelişmesi, daha geniş çevrelere yayılması ve iyi futbolcuların çıkması için her gün kendini geliştirip yatırımlar yaparken, Türkiye’de ise futbolu baltalamak için her yol uygulamalı olarak deneniyor.

Parası olan yayıncı kuruluşa parasını ödeyerek (Küçük bir azınlık) maçların her anını izleyebiliyor, olmayan ise (Çoook büyük kitleler) ancak 3’er dakikalık özetlerle yetinmek zorunda kalıyor. O kısıtlı süre de maç içerisindeki pozisyonlar, varsa gollerle zaten bitiyor ve maalesef hata mı desem, kasıt mı desem çok fazla görünmüyor zaten.

Sonra bir yönetici çıkıyor (O da mutlaka 4 büyüklerden birisi olması lazım) üç- beş laf ediyor ve koca bir hafta edilen o lafların tartışmaları ile geçip gidiyor.

Geçtiğimiz hafta sonu ülkenin önemli televizyon kanallarından birisinde maç sonu değerlendirmelerini izlerken, program yorumcusu (Türkiye’nin en ünlü isimlerinden birisi) futbolun sorunlarını, hakemlerin neler yaptığını tam anlatmaya başladı, programın moderatörü kameraların kendisini almadığı bir anda tahminimce bir işaret yaptı herhalde,  yorumcu (Bir şey mi söyleyeceksin) deyince moderatör (Reklama gitmemiz lazım, sonra da maç özetini izleyeceğiz) diyerek kesti.

Türk futbolunun altına böyle dinamitler konulurken, kimse çıkıp gerçekleri söylemezken, bana göre futbolun F’sinden anlamayan adamlar profesyonel sözleşmeler imzalayarak her hafta çıkıp sahalarda verdikleri, vermedikleri kararlarla birçok takımın kaderiyle oynayıp milyonlar kazanırken, bunun karşılığında da hiçbir cezai yaptırımla karşı karşıya kalmazken kimse çıkıp bana “Futbol şöyle, futbol böyle” demesin.

Kimse çıkıp bana, “Türk takımları Avrupa kupalarında neden başarılı olamıyor ?” diye sormasın.

Kimse çıkıp bana,” Dünya kupası elemelerinde Milli takımın Play off’ları geçip Katar’a gideceğiz” demesin.

Çıkarın artık başınızı gömdüğünüz kumdan ve etrafınıza bakın.

Türk futbolu yerin dibine batmış durumda. Avrupa ve dünya sıralamalarında bilmem kaçıncı sıraya düşmüş, süper ligde şampiyon olan takımımız ancak ön eleme oynayarak şampiyonlar ligine katılabilecek. Avrupa kupalarına katılacak takım sayısı belki azalacak.

Elinize ne geçecekse, futbolu sokaklardan aldınız, gençleri futbol sahalarından ve futboldan kopardınız ama umurunuzda değil. Yaptığınız tek şey kuru gürültü.

Nacizane tavsiyem, hakem işlerini çözün. Gerçekten futbolu bilmeyen, kişisel ilişkileri ve tanıdıklarının vasıtasıyla düdük çalan insanları o sahalardan uzaklaştırın. Kirli elleri futbolun üzerinden çekin. Bırakın, isteyen futbolun sorunlarını konuşsun, çözüm önerilerini anlatsın.

Devamını Oku

Kara BULUTları GÜNAY dağıttı

Kara BULUTları GÜNAY dağıttı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şimdi, Gaziantep FK’nın, Kasımpaşa ile Kalyon Stadında oynadığı maçta hava futbol oynamak için oldukça elverişliydi ve havada tek bir bulut bile yoktu,  nereden çıktı şimdi bu ? diyeceksiniz.

Evet, hava çok güzel, bahardan kalma bir gündü.

Amaaa, sahada öyle bir bulut vardı ki, takımın üzerine çökmüş, belli bir sistem yok, kimin ne oynadığı belli değil. Bir futbolcu bir hafta başka bir mevkide, sonraki hafta farklı bir mevkide. Oyuna müdahale için yapılan değişikliklerde giren çıkanı aratıyor.

İşte öyle bir bulut…

Neyse ki, Günay gibi bir kaleciniz var ve hemen her hafta yaptığı kurtarışlarla takımın en fazla ön plana çıkan oyuncusu oluyor.

Eğer bir takımın kalecisi her hafta takımın yıldızı oluyorsa, sorun büyük demektir.

Durum böyle olunca, saha üzerindeki bulutlar dağılmak bilmez, bir bakarsınız o bulutlar sağanak yağmura dönmüş ve her tarafı sel almış gidiyor. İşte o zaman gerçeklerle yüz yüze kalırsınız ve elinizden bir şey gelmez, bütün emekler bir bir avuçlarınızdan kayıp gider.

Maçtan sonra Teknik Direktör Erol Bulut, “Defans olarak iyi oynuyoruz” derken, biz başka maç mı izledik acaba diye düşündük.

Umarım, bu maçı bir kez daha izler ve rakibin kaç kez kaleciyle karşı karşıya kaldığını görür, bu pozisyonlarda Günay’ın kurtarışlarını izler…

Eğer, iyi oynayan defans buysa, bu defansı yapamayanların vay haline.

Sevgili hocam, iyi defans yapan takımın kalecisi rakiple bu kadar karşı karşıya kalır mı ?

Şimdi çıkıp, pozisyonların bazıları ofsayttı diyebilirsiniz ?

Peki ya, ofsayt taktiği uygularken hata yaparsanız ve rakip te bunları değerlendirirse ?

Sonra, “Topun bizde kalma süresini arttırmamız gerekiyor” diyorsunuz…

Sevgili Erol Bulut, ligin 12.’inci haftası geride kaldı…

Kocaman bir hazırlık dönemi, sonra lig maçları…

Yani nereden baksanız oynanan maç sayısı aşağı yukarı 15 – 20 maç…

Topun sizde kalması ile ilgili yapılan çalışmalarınız ne zaman meyvelerini verecek merak ediyorum.

“Hücum anlamında kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Futbolda üretmek biraz daha zordur”  diyorsunuz…

Valla sevgili hocam ben bundan bir şey anlamadım.

Takım ne zaman gelişecek, üretme konusunda neler yapıyorsunuz ? Merak ediyorum

Ayrıca,” Topla birlikte daha iyi olmamız gerekiyor” diyorsunuz…

Sahi antrenmanları topsuz mu yapıyorsunuz ?

Devamını Oku

BELLİ Kİ TAKIM İÇERİSİNDE SORUNLAR VAR

BELLİ Kİ TAKIM İÇERİSİNDE SORUNLAR VAR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sezon başından bu yana oynadığı futbolla eleştirilen ancak bir türlü üstüne koyamayan Gaziantep FK’nın son oynadığı Giresunspor karşısında da 1 puanı son dakikada kurtarması, maç boyunca bırakın gol pozisyonuna girmeyi, kalesinde bir çok pozisyon vermesi herkesi çileden çıkardı.

Sanırım futbolcu ve teknik kadroda bunun farkında ki, Giresunspor maçının bitimi ile birlikte taraftar kaptan Günay’dan takımı tribüne getirmesini istemesine rağmen futbolcular hemen soyunma odasına dönmeyi yeğlediler. Belki de tepki göreceklerinden çekindiler.

Takımda bir sorun olduğu net bir şekilde görülüyor. Teknik adam saha kenarından   zaman zaman saha içerisinde çeşitli talimatlar gönderiyor ama dinleyen kim ? Herkes kafasına göre oynamaya devam ediyor. Değişikliklere bakıyorsunuz, giren çıkanı aratıyor.

Böyle olunca da Erol Bulut maçı eli çenesinde izlemekle yetiniyor.

Giresunspor maçının ardından taraftarların istifa çağrılarına Teknik Direktör Erol Bulut,” Ben kulak asmıyorum, öyle birkaç taraftarın çağrısıyla hareket edeceğim düşünülemez” diye cevap verdi.

Takımla aranızda bir sorun olduğu çok açık ve bariz bir şekilde görülüyor sevgili Erol Bulut. “Ekibimle birlikte bu takım için en iyisini vermeye çalışacağım. Futbolcuların bana karşı olduğunu düşünmüyorum. Önümüzdeki hafta ufak tefek sorunları çözeceğimizi zannediyorum” diyorsunuz ama atı alan da Üsküdar’ı geçmeye çok yakın.

Şimdi, daha ligin başı, bu köprünün altından çok sular akar diyebilirsiniz ama şunu da bilmenizde fayda var. Eğer işler iyice kötüleştiğinde ve takım üzerindeki baskı artar ve futbolcular da bundan daha kötü bir şekilde etkilenirse o zaman biz Üsküdar’a geçenleri izlemek zorunda kalabiliriz.

Onun için sorun olduğu ortada. Bu net bir şekilde görünüyor.

Daha fazla zaman kaybetmeden, ya bu sorunları bir an önce çözün, ya da gereği neyse onu yapın.

Gereği sadece istifa etmekle çözülmez. Bazen futbolcuyu mental olarak maçlara hazırlarsınız, bazen istediklerinizi sahada veremeyen oyunculara ceza verirsiniz, bazen de daha fazla çalışarak bir şeylerin üstesinden gelebilirsiniz.

Tüm bunları yaptınız, baktınız yine olmuyor işte o zaman da “Hadi bana eyvallah” dersiniz. Böylece hem siz kendinize yeni bir sayfa açmış olursunuz, hem de Gaziantep FK.

Devamını Oku

ELEKTRİK KESİNTİLERİNDEN DOLAYI TAZMİNAT ALMA HAKKINIZ OLDUĞUNU BİLİYORMUSUNUZ?

ELEKTRİK KESİNTİLERİNDEN DOLAYI TAZMİNAT ALMA HAKKINIZ OLDUĞUNU BİLİYORMUSUNUZ?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Gaziantep’in Şehitkamil ilçesine bağlı Gaziler Mahallesi, dün karanlığa gömüldü. Öğleden sonra 13.30 sıralarında kesilen elektrikler, kesinti yapılacağı bildiriminin yapıldığı listede bulunmamasına rağmen gece yarısı 02.17’de geldi.

Kesintinin üzerine Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş’nin 186 Çağrı merkezini arayan herkese farklı bir saatte enerji verileceği bilgisi verildi. Kimisine 17.30, kimisine 20.00, kimisine 23.30, kimisine ise 24.00 denildi. Böyle olunca da kafalar karıştı.

Çaresizce herkes beklemeye başladı. Sabah okula gidecek öğrenci ödevlerini yapamadı, işini bilgisayarla yapması gerekenler işlerini yapamadı, işinden gelen işçi duşunu alıp üzerindeki yorgunluğunu atamadı, hava karardığında anne çocuğunun mamasını mum ışığında, mum bitince karanlıkta ve çakmak ışığıyla yaptı gibi gibi daha bir çok şey sayabilirim.

Kesinti uzadıkça feryatlar arttı, 186 çağrı merkezi aramaları had safhaya ulaştı, sosyal medya üzerinden yetkililerin açıklama yapması istendi ama dinleyen kim.

Anlayacağınız, dünya uzay çağını yaşıyorken, Türkiye uzaya gitmeye hazırlanırken Gaziler Mahallesi Mağara devrine döndü.

Peki, uzun süreli elektrik kesintilerinde Elektrik Dağıtım Şirketleri ile Görevli Tedarik Şirketleri’nden tazminat alma hakkınız olduğunu biliyor musunuz ?

29 Aralık 2020 Salı günü Resmî Gazete’nin 31349 (Mükerrer) sayısıyla yayımlanan ELEKTRİK PİYASASINDA DAĞITIM VE PERAKENDE SATIŞ FAALİYETLERİNE İLİŞKİN KALİTE YÖNETMELİĞİ’ ne göre Elektrik Dağıtım Şirketleri ile Görevli Tedarik Şirketleri, 10 saati aşan elektrik kesintilerinden dolayı abonelerine tazminat ödemek zorunda şeklindeki kanun maddesi mevcut. (Kanun maddesini açıp okumanızı tavsiye ederim)

Kanuna göre, elektrik abonelerine hizmet veren çağrı merkezleri, kullanıcıların 45 saniye içerisinde operatöre bağlanmasını sağlayacak.

Kentsel dağıtım bölgesinde 10 saat, kent altı dağıtım bölgesinde 11 saat ve kırsal dağıtım bölgesinde 12 saati aşan, işletmeci ve dışsal sebepten kaynaklanan elektrik kesintilerinde, kullanıcılara kesinti tazminatı ödenecek.

İşte Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan kanun maddesinden bazı bölümler:

Bir kesinti olduğunda, tüketicinin kendi bölgesindeki dağıtım şirketini veya 186 elektrik arıza hattını arayıp kesintinin sebebini öğrenmesi gerekiyor. Mücbir sebepler olmaksızın elektrik kesintisinin 12 saatten daha fazla sürmesi halinde ilgili elektrik dağıtım şirketi tarafından tüketicilere tazminat ödenmesi gerekir. Bu tazminatlar ise elektrik faturasındaki dağıtım bedelinden düşüyor. Bunun yapılmaması durumunda tüketicinin CİMER kanalıyla EPDK’ya şikayet bildiriminde bulunması öneriliyor. Elektriğin dağıtımı aşamasında ticari kalite göstergesi olarak yerine getirilmesi gereken bazı yükümlülükler bulunuyor. Bunlar yapılmadığı takdirde maddi cezalarla karşılaşabiliyorlar. Tüm tüketicileri etkileyen elektrik kesintileri ve benzeri teknik konularda tazminatlardan bazıları şöyle:

Kesinti programlıysa, kesinti yapılmadan en az 48 saat önce tüketicilere bilgilendirme yapılması gerekiyor. Bildirim zamanında yapılmazsa ilgili dağıtım şirketine ceza uygulanıyor.

Dağıtım şirketlerinin yıl içinde yalnızca EPDK kararı ile belirlenmiş süreler için kesinti yapma hakkı bulunuyor, bu limitin aşılması durumunda ise tüketicilere hiçbir başvuruya gerek olmaksızın tazminat ödeniyor. Bu ödemeler genellikle dağıtım bedelinden düşülerek tüketicilere ödeniyor.

Kesinti önceden bildirilse de bunun bir limiti bulunuyor. Bildirimli dahi olsa günlük kesinti süresi azami 12 saati geçemiyor. Geçmesi durumunda kesintiden etkilenen kullanıcı başına mesken abonesi ve diğer abonelere tazminat ödenmesi gerekiyor.

Dağıtım şirketleri tarafından kullanım yerinde yapılacak işlemlere ilişkin olarak kullanıcılara verilen randevu saatine uyulması gerekiyor. En fazla üç saat gecikme yapılabiliyor. Üç saati geçen durumlarda mesken abonelerine ve diğer abonelere tazminat ödemeleri gerekiyor.

Borç ve/veya kullanıcı hatası nedeniyle durdurulan hizmetin, hizmetin kesilmesine neden olan etken ortadan kalktıktan sonra en fazla 3 iş günü içerisinde yeniden verilmeye başlanması gerekiyor. Hizmet verilemezse mesken aboneleri ve diğer abone grupları için tazminat ödeniyor.

Bunların dışında elektrik dağıtım şirketi kaynaklı bir sebepten ev aletlerinin bozulması durumu gibi konularda da tüketicilerin zararı talep etme hakları bulunuyor.

Sizleri bilmem ama ben 12 saati aşan kesinti nedeniyle üç gün bekleyeceğim ve yasal olarak Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş’nin ödemesi gereken tazminatı faturamdan düşmesini bekleyeceğim. Düşmediği takdirde de CİMER kanalıyla EPDK’ya şikayet bildiriminde bulunacağım.

Devamını Oku

AT DEFANSIN ARKASINA, AL PUANLARI

AT DEFANSIN ARKASINA, AL PUANLARI
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Süper lige bu sezon farklı bir teknik adam ve farklı bir sistemle başlayan Gaziantep FK, ilk üç haftada herkesi hayal kırıklığına uğrattı. Tıpkı, ligin ilk haftasında Karagümrük karşısında olduğu gibi yine aynı şekilde yenilen gollerle Malatya’dan da eli boş döndü.

Takım dağınık, oyuncularda maçı çevirme hırsı yok, savunmanın arkasına atılan tüm toplar tehlike oluyor, savunma oyuncuları çaresiz kalıyor.

Karagümrük maçında savunmanın hatalarını gündeme getirmiş ve “Bu savunma anlayışı ile çok zor” diyerek tehlikeyi yalnız ben değil, bir çok spor otoritesi gündeme getirmişti.

Ama gel gör ki, inatla yine aynı sistemle Malatya’da bir kez daha hüsran yaşandı.

Olmuyor sevgili Erol Bulut olmuyor. Bu anlayış, bu inatla Gaziantep FK ateşin içerisine düşer, senin teknik adamlık ömründe bu şehirde çok uzun sürmez.

Onun için yol yakınken, senin değil, takım oynayabileceği bir sistem bul ve hem kendini hem de bu şehirde bu takıma gönül verenleri daha fazla üzme.

Beşiktaş maçını istersen bir kez daha izle. O maçta oynattığın sistemle geçtiğimiz yılın şampiyonu karşısında galibiyeti elinden kaçırdın. Rakibe pozisyon vermediğin gibi golleri kaçıran da senin takımındı.

Peki ne değişti ?

Beşiktaş bu ligin takımı ise Malatyaspor değil mi ?

Niye aynı ciddiyet, aynı motivasyon ve aynı oyun anlayışı sahada yoktu.

Bak sevgili hocam, ligin kaderini Anadolu takımlarının aldıkları skorların belirlediğini sen benden çok daha iyi bilirsin. Hiçbir takımın hafife alınmayacağını, her maçta aynı ciddiyet ve motivasyonla mücadele edilmesi gerektiğini de.

Şimdi, Malatyaspor’dan daha iyi oynadık, daha çok pozisyon bulduk ama atamadık diyeceksin. Ama takımın hem Karagümrük, hem de Malatyaspor maçında birbirinin neredeyse kopyası aynı golleri yediğini, bunun sorumlusunun da oynattığın sistem olduğunu konuşmayacaksın.

Yol yakınken, inattan vazgeç, kadronda bulunan oyunculara uygun bir oyun anlayışı ile takımı gelecek maçlara hazırlamaya bak. Aksi halde ateş düştü mü söndürmek zor olur…

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.